• İstanbul29 °C
  • Ankara19 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yalnızlığın Diğer Adı: Delirmek
10 Nisan 2017 Pazartesi 00:38

Yalnızlığın Diğer Adı: Delirmek

Hiçbir Zaman Yeterince Deliremeyeceğiz (2015, İz Yayınları); 1984 doğumlu Osman Cihangir’in ilk hikâye kitabı. İçinde on üç hikâye bulunmaktadır.

1980 doğumluların özellikle ilk hikâye kitaplarında içe dönük bir anlatımın ağır bastığını fark ederiz. Bu bazen belirsizliğe, sıkıcılığa, boğuntuya kadar vardırılır. En kötüsü ise içe dönük anlatım hikâyelerin tek bir kahramandan ibaret kalmasına, fazlasıyla bireysel duygu ve düşüncelerden oluşmasına yol açar. Bazen okuyucu, ‘tamam da bu anlattıklarından bana ne’ gibi düşüncelere kapılıp, kitaptan soğuyabilir. Osman Cihangir, böyle bir tehlikenin farkında vardığı için belki de, her ne kadar kendiyle meşgul bir kahramanın hikâyesini anlatsa da, değişik tekniklerle olaya farklı bir boyut kazandırıp, her tür okuyucunun kendince içinden bir şeyler çıkaracağı anlatımlara ulaşır. Hiçbir Zaman Yeterince Deliremeyeceğiz’in başarısı da burada gizlidir. Diğer ifadeyle Osman Cihangir’in anlatımı, hikâye boyunca dönüşüme uğrayan birçok kahramanı gibi birkaç kez dönüşüme uğrar.

Osman Cihangir bunu nasıl gerçekleştirir? Kahraman kendisiyle uğraşır, fakat kendinde bulunan rahatsızlığı simgeleştirerek yapar bunu. ‘Simge’, “İçerideki Adam”da genelde çocukların içine girmeyi tercih eden, çalışmaktan hiç hoşlanmayan, bu yüzden içinde bulunduğu kişiyi de çalışmaması için zorlayan, koca ayaklı bir adamdır. “Bir Keşkekeş’in Rüyası”nda keşke, yani pişmanlıktır. “Ne Zamana Kadar Böyle Yaşamaya Devam Edeceksin?”de alevdir. “Başıboş Uçuşlar”da ejderhaya dönüşmektir. Kahraman rahatsızlık duyduğu, mücadele ettiği bir arazla uğraşmaktadır kısaca. Kitaptaki bütün hikâyelerde böyle bir simgeleştirme, daha doğrusu somutlaştırmayla karşılaşırız.

Bu yöntem hikâyecinin işini kolaylaştırır. Bir belirsizlikle savaşmaktan kurtarır onu. Okuyucunun gözünde olayların kolayca canlanmasını da sağlar.

Bu, Osman Cihangir’in kendiyle uğraşan kahramanları için geçerli değildir sadece. Bir de onun diğer insanlarla, örneğin babasıyla, arkadaşlarıyla, ağabeyiyle, eşiyle sorunları olan kahramanları vardır. Hikâyecimiz bir kahramanının diğer kişilerle ilişkisini anlatırken de bu tür simgeleştirmeleştirmelerde bulunur. Örneğin “Kemik Karmaşası”nın kahramanı Osman geceleri iskelete dönüşmektedir. Bu yüzden mezar bekçiliği yapar. Mezarlıkta içki içmekte olan bir gurup sarhoşu korkutmak için, bu özelliğini kullanır. Sarhoşlar gittikleri yerde olayı anlatır. Böylelikle II. Osman mezarlığa gelir, o da geceleri iskelet haline gelmektedir çünkü. Görüldüğü üzere bunları bir araya getiren unsur, karanlık basınca iskelet olmak gibi bir anormalliktir. Hiçbir Zaman Yeterince Deliremeyeceğiz’in bir araya gelen kahramanları genellikle böyle bir anormallik dolayısıyla çok iyi anlaşırlar. Onları birleştiren şey, diğer insanlarda olmayan özelliklerdir. Fakat “Kemik Karmaşası”nda anlatılan şey aslında bir bekâr evidir. Osman Cihangir bekârlığı, karanlık çökünce iskelete dönüşmekle somutlaştırır, boyutlandırır, daha doğrusu derinleştirir.

Başarılı bir ilk kitap Hiçbir Zaman Yeterince Deliremeyeceğiz. Hikâyecinin bundan sonra neler yayımlayacağını merak ettiren, güçlü bir etkiye sahip.

Yazarın Kitaplığı:
– Altın Gözlü Kız, Honore de Balzac, İletişim Yayınları
– Anadolu’dan Hatıralarla Nurettin Topçu’nun Mektupları, Orhan Okay, Cümle Yayınları
– 21. Yüzyılda Amerikan Büyük Stratejisi, Gary Hart, Avangard Kitap
– Rüya Dedektifi, Bülent Ata, Erdem Yayınları

Kaynak: http://www.raillife.com.tr/yalnizligin-diger-adi-delirmek/

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Türk Analiz | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim